Home » Spor Haberleri » Galatasaray Kulübü Başkanı Aysal: Şu Anda Ajandamızda Quaresma Yok

Galatasaray Kulübü Başkanı Aysal: Şu Anda Ajandamızda Quaresma Yok

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, Beşiktaş’ta sorunlu bir şekilde bulunan Ricardo Quaresma’yı tranfser etmeyi düşünmediklerini açıkladı.

Galatasaray için hiçbir riski almayacağını kaydeden Başkan Aysal, GSTV’de “Başkanın Ajandası” programına katıldı. Başkan Aysal, gündemle ilgili konularda açıklamalarda bulunduğu programda, “Oturduğum mevkii buna uygun değil. Aldığımız risklerin başında hukuki risk alamazsın, kendiniz ve müessesi için de önemlidir. Ama ilerlemek için de risk almadan da olmaz. Ama Galatasaray için risk almadım, almıyorum da almam da.” diye konuştu.

ŞAMPİYONLAR LİGİ İÇİN ŞİMDİDEN ÇALIŞMAYA BAŞLADIK

Galatasaray’ın mücadele ettiği Şampiyonlar Ligi içinde konuşan Başkan Aysal, gelecek yılın planlarının şimdiden yapıldığını belirterek şunları kaydetti:

“Geldiğimiz nokta bu sene için biz Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkarsak idmanımızı yapmış olacağız. Ancak takım beklemediğimiz bir başarı gösterir ve ilerlerle bundan mutluluk duyarım. Benim beklentim gruptan çıkmasıydı, sonrası onlara kalmış bir şey ben kendimi tatmin olmuş hissedebilirim ve gelecek senenin çalışmasını da yapmaya şimdiden başladım.”

Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, bugün bir gazetenin gündeme getirdiği eski başkanlardan Adnan Polat’la ilgili yaptığı yaptığı açıklama, “Hiçbir başkanımızı unutmak ya da unutturmak niyetinde değiliz.” diyerek şunları söyledi:

“Liderlik için doğdu” kitabının fikri bana getirildi. Ben bu fikre sıcak baktım. Galatasaray’ı anlatması Galatasaray’ın geçmişinin anlatılması için getirildi. Burada kişilere yönelik herhangi bir çalışma yapılmadı. Orada çok önemli başkanların resimleri yok. Selahattin Beyazıt’ın yok, daha birçok önemli başkanımızın yok. Örneğin şu anki başkan olan benim fotoğrafım yok. Çünkü biz önemli değiliz önemli olan Galatasaray’dır. Bu kitap Galatasaray’ın kitabı, bizim kitabımız değil. Hiçbir Galatasaraylıya da saygısızlık yapılmasına müsaade etmem. Adnan Polat’ın resminin olmadığı iddialarını basından izledim ancak kesin olarak böyle bir kasıt yok. Bu kitap Galatasaray’ın kitabıdır. Adnan Polat daha önce benimle konuştu. Hatta bu konuda bana takıldı ancak hiçbir başkanımızı unutmak ya da unutturmak niyetinde değiliz. Asla böyle bir amacımız yok.”

Başkan Ünal Aysal’ın Galatasaraya tv’de yayınlanan röportajının ayrıntıları şöyle:

Hem futbolda hem hayatta yüzde30 şans geri kalan yüzde 70 mesai tecrübe bilgi vs. diyelim. O yüzde otuz şans unsuru burada muhakkak işlemiştir. Ama böyle bir şeyin Melo’nun başına gelmesi güzel bir şey. Çünkü Melo son günlerde biraz fazla sorgulanan bir oyuncu. Kaliteli bir oyuncu.

Böylece tahmin ediyorum Melo’nun morali de düzelmiştir. Ama biz Galatasaray taraftarlarının morali daha çok düzeldi. Çok güzel bir rastlantı oluştu. Burada Melo’yu kutlamak lazım. Melo’nun kendisi kurtaracağına dair içinde bir his oluştuğunu söylüyor. O yüzden oraya geçtim diyor. Ben hayatta bunu defalarca gördüm test ettim. İnsanın beyni ile top yada kullandığı vasıta arasındaki iletişimin çok güçlü olduğu anlar var. O anda sanıyorum öyle bir andı.

Kendim için bazı riskler alırım ama Galatasaray için hiçbir risk almam. Galatasaray milyonlarca insanın kulübüdür. İş hayatımda sadece kendime karşı sorumluyum. O yüzden Galatasaray için bu sorumluluğa girmem. Ancak hayatta ilerlemek için risk almak gerekir. Bir futbolcunun santradan şut çekmesi bir risktir ancak o top gol olursa başarılı olur. İş hayatı da böyledir ancak ben yineliyorum Galatasaray için risk almam. Ben Galatasaray için devamlı, uzun vadeli planlar yapıyorum. İnsanların risk algısını nasıl anladığını iyi anlamak gerekir.

“KURUMSALLAŞMA KATİYETLE KADROLAŞMA DEĞİLDİR”

Kurumsallaşma ve kadrolaşmayı karıştırmamak lazım. Kurumsallaşma katiyetle kadrolaşma değildir. Kurumsallaşma sistem adına komple bir çalışmayı içerir. Bizden önceki yönetimlerde bu çalışmaya girmişler ancak bunların hepsi şu anda raflarımızda bunlara çok para harcanmış ancak bunlar vitamin gibi zamanında kullanılmazsa değerini kaybediyor. Bunlar kullanılmamışlar. Biz yeni çalışmalar yaptırdık. Yedi sekiz ay çalıştık ve sonlarına geliyoruz. İmza yetkilerini, bir malın nasıl alınacağını, kimlerin izin vereceğini vb. bir sisteme bağlamaya çalışıyoruz. Bütün bunlar bugünden yarına olacak işler değil.

Gelecek sene haziran ayında bütün sistemi oturtmuş olacağız. Kadrolarımızın tamamı bu sene sonunda önce devreye girmiş olacak. Bahar aylarında sistem oturmuş olacak. Ancak yazın sonunda tüm bu kurumsallaşma sistemi sorunsuz bir şekilde oturmuş olacak.

Galatasaray Store’nın satış noktalarının arttırılmasından ziyade satış tekniğini arttırmak istiyoruz. Örneğin modern teknolojilerde internetin yeri çok büyük. İnternet satışlarını daha rahat nasıl yapabiliriz, taraftarımıza bunu nasıl sunabiliriz biz bugün bu çalışmayı yapıyoruz. Günümüzde Selami Çeşmeye, Topkapı’ya gidip mal almaya gerek yok. Esas çalışmamız ürünü taraftarımıza en kolay nasıl ulaştırırız onun üzerine. Ancak yine bunların yanında yeni satış noktalarına ihtiyacımız olursa herkesin içi rahat olsun mağaza açmaktan çekinmeyiz.

Galatasaray’ın yolu çok uzun bir yol. Dünya takımı olmak bir senede iki senede olacak işler değil. Bu yapılar kolay kurulmuyor. Bu sürecin başında az evvel konuştuğumuz kurumsallaşma geçiyor. Biz dünyanın on takımı arasına girmek istiyorsa bu takımların maddi ve kurumsal imkanlarına kavuşmuş olmamız gerekir. Önce bunu yapmak lazım. Şu anda onu yapıyoruz. Ancak bunun yanında başarıyı da denemek lazım. İşte bu sene Şampiyonlar Ligi’nde bunu deniyoruz. Kaç sene sonra katıldık ve başarılı oluyoruz. Oyuncularımız ve teknik ekibimiz bize çok yardımcı oluyor.

Geldiğimiz nokta şu Şampiyonlar Ligi’nde bence gruptan çıkarsa bence antrenmanımızı yapmış olacağız. Benim Galatasaray Başkanı olarak beklentim budur. Takımımı birkaç tur daha geçerse ne ala. Ancak gruptan çıkarsak ben kendimi başkan olarak tatmin olmuş hissederim. Eğer gruptan çıkarsak. Önümüzdeki sezonun çalışmalarını yaparız.

Ekonomik olarak biz büyük para harcamadık. Transferlerle beraber 22 milyon dolarlık bir yatırımımız oldu. Buna harcanan para olarak değil yatırım olarak bakmak lazım. Biz bu sene temelini attık, seneye birinci katı çıkarız. Sonunda kocaman bir bina oluruz. 22 milyon dolarlık yatırım o kadar büyük bir yatırım değil. Gelecek sene belki daha fazlasını yaparız. Geçicilik istemiyoruz, süreklilik istiyoruz ama sürekli olmak için sabırlı olmak lazım. Eğer bunlar gerçekleşirse Galatasaray’ı Şampiyonlar Ligi’nden kimse söküp atamaz.

“ŞU ANDA AJANDAMIZDA QUARESMA YOK”

Quaresma ile ilgilendik ama şu anda ajandamızda Quaresma yok. O gün o transfer günün şartlarında değerlendirildi anlaşılamadı. Dolayısıyla konuşmaya gerek olmadığını düşünüyorum

Bizim 15 yöneticimizin hepsi önemli ve hepsi aynı düzeyde. Hepsi kulübe hizmet aşkıyla bir araya gelmiş insanlar. Adnan Öztürk’te bunlardan bir tanesi. Ben herhangi bir yöneticimle aramda bir sorun olduğunu kabullenemem. Bunu hissedersem de anında bunun çözümünü bulurum. Bunun çözümü de birlikte çalışmamaktır ve yollarımı ayırırım. O yüzden şu anda Adnan Öztürk ile birlikte çalıştığımıza göre hiçbir problem yok. Adnan Öztürk ile en son yönetim kurulunda beraberdik. Sık sık telefonla konuşuruz. Aramızdaki münasebetler son derece arkadaşçadır. Bu güne kadar adayla modayla ilgili hiçbir sorunumuz olmadı. Şu anda yaratılmak istenen sorun tamamen suni.

İnan kıraç’ın bu tip divan toplantılarına çok sık gelmediği doğru. Kendisi çok yoğun bir insan. Başka meşgaleleri var. Eğitim vakfı gibi bir kurumun başkanı. Büyük özveri gösteriyor. O gün divana gelmiş olması benim için bir sürpriz değil. O gün divanda biz Mustafa Sarıgül’ün konuğuyduk. O davete icabet etmiştir. Orada son derece dosthane konuştu İnan Bey. Kalp diliyle konuştu. Ağabey gibi konuştu. Camianın bir ağabeyi olarak çıktı ve Galatasaray töresine uygun olarak konuştu.

Galatasaray başkanının ismi cismi önemli değil. Önemli olan Galatasaray başkanı olması. Bir kitapta isminin cisminin resminin olması değil. Önemli olan yaptığı işler, bıraktığı miraslar. Galatasaray başkanı canla başla çalışıyorsa herkesin o halıyı ucundan tutup başkana yardımcı olması gerekir. Tahmin ediyorum Sayın Kıraç bu kuralı Galatasaray camiasına hatırlattı.

“GALATASARAY’DA TRANSFER DURMAZ”

Bu artık bir slogan Galatasaray’da transfer durmaz. Şu anda Fatih Hocadan böyle bir talep gelmediyse ben ajandama böyle bir durumu koymam. Şu ana kadar hocam beni arayıp herhangi bir pozisyonda herhangi bir oyuncu isteği ile gelmedi. Gelirse gayet tabii düşünürüz, transferden kaçmayız. Başarıya giden yolda her eleman bu yapıyı oluşturacak her tuğla bizim için değerli.

Galatasaray’ı yönetmek büyük bir sorumluluk. Ben bu görevi aldığımdan beri kendi işlerimde uğraşma vaktim yüzde 15’e yüzde 20’ye indi. Hayatımın yüzde 80’i Galatasaray’a ayrılmış durumda. Her günümü çok iyi değerlendirmek zorundayım. Sabah uyandığımdan gece yatana kadar Galatasaray’ı düşünüyorum ve Galatasaray’ı yaşıyorum.

Başkanlığım döneminde tahminimden süratle yol kat ettik ama sadece benim emeğimle değil. Bütün arkadaşlarımın, sporcularımızın, profesyonellerimizin, teknik ekibimizin katkısı çok büyük. Bu aile havasını daha da artarak büyütmeliyiz. Zaten sağdan soldan saldırılar bu yüzden geliyor. Bu aile havamızı iyi koruduğumuz için ve bu kadar başarılı olduğumuz için geliyor.

Basında bazen maksadını aşan konuşmalar, yazılar olabilir. Maalesef medyadaki her kurum aynı seviyede değil. Her yazar, her izleyici aynı seviyede değil. Bütün medya kurumları farklı seviyede insanlardan kurul. Fazla beklenti içinde olmamak lazım bunlar olacak şeyler. Siz güçlendikçe bunlar artarak devam edecektir ama Galatasaray’ın güçlenmesi yalnız kalması değil. Galatasaray’ın sahadaki rakipleri çok kuvvetli.

Galatasaray Türk spor hayatının direklerinden bir tanesi. Kurumsal olarak güçlenirse diğer direklerde güçlenir. Dolayısıyla Türk sporu güçlenir. Bizim bu çalışmalarımızı Türk sporunu ilgilendirir. Biz aynı zamanda Türk sporuna da faydalı oluyoruz.

“FATİH TERİM HAYATI BOYUNCA ÜRETMİŞ BİR İNSAN”

Bir Türk atasözü vardır. Meyveli ağaç taşlanır. Fatih Hoca meyveli bir ağaç. Hayatı boyunca üretmiş bir insan. Hayatını Türk futboluna ve Galatasaray’a adamış bir insan. Bu konuda örnek alınması gereken bir spor adamı. Ancak medyanın her ferdi aynı değil.

Fatih Hocaya ne kadar saldırırlarsa Fatih Hoca o kadar yükselir. Galatasaray içindeki saygınlığı da hiçbir şekilde tartışılmaz. Türk futbolu için yeri tartışılmaz. Sanırım bu cevap sizin için yeterli.

Galatasaray’ı sağlıklı bir kurum haline getirmek en önemli hedefimiz. Mali düzelme, mali olarak sağlıklı hale getirme bunun içinde. Galatasaray bir hasta gibi yatırımda yatıyordu üç buçuk ayda sıhhati yakaladı. Mali yönden bundan sonra düzelmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki iki sene içinde mali yönden hiçbir sıkıntımız kalmayacak diye düşünüyorum. Bütün bu mali sıhhat kazanıldıktan sonra herkes rahatlayacak. Taraftarlar, şubeler, sporcular bütün bu departmanlar daha rahatlayacaktır. Bunu başaracağız. Geride bıraktığımız dönem 23 milyon liralık yatırım yaptık. En fakir olduğumuz günlerde bile bu rakamı harcamışız.

Hedeflerimiz arasında Florya’nın yenilenmesi, altyapılarımızın birleştirilmesi, yurt dışı altyapılarımızın oluşturulması var. Önümüzdeki 3 sene içinde tüm bunları tamamlamayı hedefliyoruz.

Büyük kulüpler devletler gibidir, devamlılık esastır. Ancak devamlılığın esası başkanlarda değil kurumsal yapılardadır. Ben kurumsal yapıyı doğru dürüst kurabilirsem esas başarım budur. Esas başarılar şampiyonluk filan değildir. Bu kurumsallaşma oluşursa zaten başarı gelecektir. O zaman başkanın benim olmam yada başka birinin olması önemli değil. Bir başkana mutluluk getirecek şey yaptığı yatırımın kendisinden sonra gelenler tarafından çözülmemesidir. Bunu hissedersem aday olmam ama aksi olursa tabii ki aday olurum. Benim en büyük amacım Galatasaray başkanlığını bıraktıktan sonra bu sistemin korunmasıdır. Bu kurumsallığın korunmasıdır.

Bizim yönetim kurulu olarak bu çatı konusunu defalarca irdeledik. Bu stadın çatısının kapatılması sosyal felaketlerde orasının bir açık hava oteli olması için gerekli. Oynanacak maçların yüzde 95’inde UEFA buna izin vermiyor. Onun dışında çimlerimizin yetişmesi için çatının açık olması gerekli. Hem hava hem güneş alımının artması lazım. Işık arttırımı için çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim önceliğimiz şu anda çatının kapanması değil. Stadımız şu anda çok yeni. Beton oturma yapıyor. İki, iki buçuk santimetre kadar.

“GEREKİRSE BİZ O ÇATIYI KAPATIRIZ”

Galatasaray’ın 200 – 250 milyon dolarlık bütçesi var. Biz bu bütçeyi 400 – 500 milyon dolarlara çıkartmaya çalışıyoruz. Eğer kontratlar böyle gerekirse, taraftarımız bunu isterse biz o çatıyı kapatırız. Oraya 8 – 10 milyon dolar harcamak Galatasaray’ın yapamayacağı bir iş değildir. Çok rahat yaparız.

Ben fanatik bir insan değilim. Kulüp başkanları genelde çok fanatik imajlar çiziyorlar. Ben kendimi sadece Galatasaray Başkanı olarak görmüyorum. Ben kendimi sporsever olarak görüyorum. Kendi camiamı çok seviyorum, kendi camiamda çok mutluyum. Geliştirmek için çalışıyorum. Benim görevim bu. Kimseyle kavga etmeyi sevmiyorum. Her medeni sporseverin yapması gereken bence bu. Ben kendi davranışımı normal görüyorum. Bunun dışında her fanatik davranışı anormal görüyorum.

Fenerbahçe başkanının bu stada gelip maç izlemesi en doğal iş. Bu bir konukseverlik örneğidir. Çok doğaldır. Buraya kendi stadları gibi gelecekler maçlarını izleyecekler biz de onları layık oldukları gibi en iyi şekilde ağırlayacağız.

GSTV benim zayıf noktam. Önceliklerimden bir tanesi. Biz yönetimimiz sırasında GSTV’yi halka tamamen açabilme imkanını sonuna kadar zorlayacağız. Bu sezon kısıtlı imkanlar altında elimizden geleni yaptık. Ancak GSTV ekibi de inanılmaz işler yaptılar. Çok fazla çalıştılar. Değişen ekip bizden çok güçlü çıktı. Galatasaray’a inanılmaz katma değer verdiler. Önümüzdeki sezon biz Galatasaray TV’nin bütçesini artırmakla kalmayacağız. Gençlerin bu heyecanına ortak olacağız. Orta vadede GSTV’nin herkesin izleyebileceği, çok daha gelişmiş bir televizyon olacağının müjdesini verebilirim.

Geçtiğimiz iki sene içinde tüm amatör branşlarda ciddi bir hareketlenme oldu. Biz yönetim olarak sadece futbolu değil tüm branşları desteklemek zorunda olduğumuzu biliyoruz. Göreve geldiğimizden beri her branşa eşit mesafedeyiz. Örneğin son yirmi senedir basketbolda kupa kaldırmamışız bu sezon kaldıracağımıza inanıyorum.

Sporda sinerji çok anlık bir olay. Hem gerekli hem zamanlaması çok önemli. Neticeyi almak için çok önemli. Biz Galatasaray’da bugün camia olarak bu şekilde kenetlendik ve bu kenetlenmeyi de sürdüreceğiz.

Taraftar bugün sadece ürünlerimizi almakla kulübe destek olmuyor. Taraftar özellikle stadın kendilerine ait olduğunun bilincine vardı. Son bir buçuk yıldır gördüğüm kadarıyla bizim stadımız en disiplinli stadlardan bir tanesi. Maç öncesi şovlara bakıyorum. Maç seyretme zevkini geliştiren bir taraftarımız var. Oldukça oyuna etkili ve bilinçliler. Bütün bunlar seyircimizin kalitesini, eğitim seviyesini ortaya koyuyor.

Taraftar kart projesi aşağı yukarı hayata geçme aşamasında. Bizim tahminimiz önümüzdeki sezon mart ayında hatta biraz daha önce bu kartlar taraftarımızın hizmetine sunulmuş olacak.

Galatasaray TV’nin özverili çalışmaları için bütün arkadaşlarımıza çok teşekkür ederim. Bize çok güzel programlar izletiyorlar ama büyük beklentiler içine giriyoruz. Hem ben hem tüm taraftarlar. Umarım gelişerek büyüyecektir. Hepinizin ellerine sağlık, bize iyi projeler üretin biz sizin sonuna kadar arkanızda olacağız. (Cihan Haber Ajansı) 1 dakika önce.. [4128109]


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: